Dönemin Milli Eğitim Bakanı, Hamdullah Suphi Bey'in ricası üzerine arkadaşı Hasan Basri Bey kendisini ulusal marş yarışmasına katılmaya ikna etti. İlk başlarda marşı kazanan şaire 500 liralık ödül verileceği haberini aldı ve devletin marşını para karşılığında yazmamak istedi.
Yazılan marşların hiçbiri kabul edilmiyordu. Devletin yüksek görevlerinde ki insanlar, bu marşın sadece Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılacağını belirtti ve şair Akif baskılara daha fazla karşı gelemeyerek, Türkiye Devleti Ordusu için yazdığı İstiklal Marşı, 17 Şubat günü Sırat-ı Müstakim ve Hâkimiyet-i Milliye'de yayımlandı.
12 Mart 1921 Cumartesi günü saat 17.45'te ulusal marş olarak kabul edildi. Akif, ödül olarak verilen 500 lirayı Hilal-i Ahmer bünyesinde, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Dar’ül Mesai vakfına bağışladı.
Okulumuzda düzenlenen programla İstiklal Marşımızın Kabülü kutlanarak rahmetli Mehmet Akif Ersoy da yad edildi.
"Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın."